Asırlardır yalnızım pişmanım alın yazım
Bir öfkeye mahkum ettik herşeyi
Bir yemin ettim ki dönemem
Hüzün tünellerinde soldum kederlerinde
Cehennemde yansın bu dilim
Bir yemin ettim ki dönemem
Seni versinler ellere beni vursunlar
Sana sevdanın yolları bana kurşunlar
Kıyametler kopuyor zavallı yüreğimde
Tükendim tükendim tükendim artık
Hiçmi özlemedin hiçmi hakkım yok
Bir ara bir sor allah aşkına
Seni versinler ellere beni vursunlar
Sana sevdanın yolları bana kurşunlar
x2:
Gel vefasız, gel vicdansız
Çağırmazdım acil olmasa,
Gel insafsız, ah kitapsız
Yanıyorum arzularınla
Yakın durmak uzakça,
Sesim kısık bu hafta,
Ne bir selam ne bir haber ne bir yolcu var durakta.
Ne yaptın ve sahip oldun sen şerefsizce bu hakka?
Bi' çok yerimde darbe varda iyileşirim muhakkak.
Bırak kağıdım buluşsun, tütünüm yansın sana,
Dönmüyor talihim bi' garezi var bu şansın bana,
Ne yağmur ne keramet kırılmaz yatsın daha,
Ceplerim boş ve ellerim bir dua faslında.
Bıktım geçmez acılar,
Bitsin dünya yansın,
Buralar kaderim dolu ağzına kadar is,
Dünya koca bir hapis.(x2)
Fowler
Boşverdim neyim varsa kalbe bi' sen gelmeli,
Şu hayatta bi' annem bi' babam bi' sen değerli,
Tek istediğin değer mi? Ateş olsan değerdim.
Ulan her şey üst üste geldi bi' sen gelmedin.
Sevilmediğini bildiğin halde beklemekte umutmuş lan,
Seni dünyaya yollarken karakterini unutmuşlar,
Ben herkese seni savundum, sende beni savurdun!
Annem gibi sevseydin, babam gibi korurdum.
Olmasanda severim ben, gelmesende olur,
Seni görmesem de olur, sesini duymasamda olur,
Dönmesende olur, yeniden sermesende yolu,
Öyle güzel gülüyor ki gelde sevme onu!
Millet aşkı yataklarda sağlasın,
Kadınlar kucaklarda gülmesin, omuzlarda ağlasın!
Gideceksen git ve gelme, dönme artık sözünden,
Dilimden düşmezdin, düştün artık gözümden!
Bıktım geçmez acılar,
Bitsin dünya yansın,
Buralar kaderim dolu ağzına kadar is,
Dünya koca bir hapis.(x2)
Şanışer - Ne Kadar Zor (Ft. Hasan Azze) Şarkı Sözleri
Bölüm 1 (Hasan Azze):
Bir insanı üzen
Yine başka bir insan.
Kaybedecek bir şeyimiz kalmamış;
Kendimizden başka.
Bir hedefe giderken karşımızda
İlk önce sevdiklerimiz durur.
Sonra insan kendini
Nefret ettikleriyle sevişirken bulur.
Ne kadar zor, insanın
Sevdikleriyle savaşması
Zaten yeterken
Kendi kendime
Ne kadar zor, insanın
Sevdikleriyle savaşması
Herkes normal; bir ben anormal.
Herkes normal; bir ben anormal.
Ben kaosun içindeki kozmos
Derin hayal gücümde bir son yok
Sana kaderin içinde bir ton yol
Yumurta var ama bir fol yok
Ruhumu anlatmak için yazılmış
Sayfası yırtık kalın kitaplar
Sana hayata dair aforizmalar var
Heybesi yırtık yarım bir zattan
Üşenip kafana sok bunu
Bu güreşi kazanan yok.
Sonucu güvenip azalan ol
Bense düzeni bozana son verdim
Zaferi kazanıp emin
Gel, kasedi saralım geri
Dert hasedim sana mı?
Değil
Ben, geçmişi hazmedemedim.
Bölüm 2:
Ne gün bu, ne gece.
Arafta mı hep insan?
Güçlü tarafta mı?
Söyle
Sevgisi lafta mı?
Acıyan her yerine merhem
Bulur mu insan?
Unutup eski zamanları,
Hatırlar mı kalanları?
Ne kadar zor savaşmak…
Zaten yeterken
Kendi kendime
Ne kadar zor kızmak…
Zaten yanıyorum
Kendi derdime
Bir gece keyfim kaçar;
Yazarım o gece şer;
Tüm kuytularıma.
Kaybolmuş cevaplar,
Davetsiz sarkar uykularıma.
Ben öldüm;
Alem-i şer kazanmakta nuhu.
'Sanki evren genişlerken benim daralmakta ruhum”.
Yazdığım her şarkıdan sonra
Bir parçam kaybolur.
Çok şarkı yazdım parçalanıp;
Umarım hayrolur.
Bu dünya öyle ki
Karanlığı aydınlığından fazla
Herkes daha fazla ister, azla yetinmez asla.
Giriş:
Ağzımdaki tat gibisin
(Dünya)
Ömrüme milat gibisin
Yıkamadı beni suların, dünya
Olmayınca bile var gibisin
Bu gece…
x2:
Ölesim geliyor
Düşününce;
Dönesim geliyor
Geriye
Yapamam;
Nafile…
Nakarat:
Beni yem ederim el yerine
Yeri yel ederim ellerine
Kan akar; açarım ağzımı
Yazmam
Adını yine de defterime
(Dünya)
Bölüm 1:
Bu akşam koca cihanda yalnızım;
Bir soran yok
Biçareyim
'Bir defter dolu dert var; ordu gibi
Ve ben bir taneyim”
Sen nasılsın?
O aptal saksı çiçeğin açtı mı hiç?
'Ben ölmek istedim diye neşen kaçtı mı hiç?”
Yüzüm düşüyor caddelerine;
Yoktan yere
Ölümü kabullenirim;
Adını sormam gene
Affet çok içtim bugün
Jargon ondan sebep
'Ayık görünmek için;
Sarhoş olmam gerek.”
Bölüm 2:
Tarihimde kaç yenilgi?
Kaç kadın?
Kaç kez kapım çaldı;
Ben çekindim açmadım.
Gördüm büyük şehirlerinAndım taşrayı
'Kalbim sevmeyi düşledi;
Aklım kaçmayı”
Huzuru beklerim de bildiğim tek yol hüzün, yar
Özler oldum depresyonda geçirdiğim o son güzü
Şimdi tutmaz ayaklarım; çünkü yok gücüm
'Zaten Dünya senden kaçmak için çok küçük”
Gel, hesaplaşalım;
Bu taşra göl evim
Çok ince bir ipte yürüyor
Bu akşam önemin
Önümüzde iki yol;
Seçimi sana bıraktım
'Bu akşam doğmuyorsak;
Bu akşam ölelim.”
Nakarat:
Beni yem ederim el yerine
Yeri yel ederim ellerine
Kan akar; açarım ağzımı
Yazmam
Adını yine de defterime
(Dünya)
Bölüm 1 (Harun Adil):
Uyandım
Günaydın
Söylenecek cümleler gördüm
Anlatmam lazım sana,
Uyan artık
Halk bir çocukmuş meğer
Dayak yediğine hem baba, hem devlet dermiş
Onlara birkaç arsa, arpa, buğday,
Verimsiz toprak vermiş
İşlemiş insan, kazanmamış insaf
Altmış yılını heba etmiş taşrada
Ölüp gitmiş oysa
İsmi dahi hiç bilinmemiş
Birkaç kazma, birkaç kürek
Birkaç da omuz bu son dansa istemeden eşlik etmiş.
Hangi dağın türküsü bu?
Sorma bana; ben bilemem zaten
'Kendi var olmadı kader;
Benim de payım var”
Nolur affet
Methetmem yaşadığım şehri asla bundan sonra
Burada insanlar soğuk;
Sevmeyi dahi beceremezler
Öyle bakma
Haklıyım bu konuda; bazı bazı yanılsam da
Burada ne gönül ne aşk var
Ve paran varsa adamsın da
'Burada koltuk sevdasıdır tek bilinen sevda”
Sen bana bakma…
Nakarat:
Dayan!
Dünyalar devrilir
Gökkube aşinadır buna, döndükçe evrilir
Kalem
Kağıt
Umut
Barış
Huzur
Kaybeder rengini
Bir dünya düşün bir o kadar karanlık ve sevgisiz
Dayan!
Dünyalar devrilir
Gökkube aşinadır buna, döndükçe evrilir
Para
Savaş
Haset
Zaman
Yanar
Kaybeder rengini;
Bir dünya düşün tüm kalpleri karanlık ve sevgisiz
Bölüm 2 (Şanışer):
Yazdı şanın paçavralarına kanlı kalem;
Can yitik
Tıkandı kalem
Yalanla yıkandı kalem
Susup yalana kandık aney
Yüzleri kavruk aney
Bilmiyor sendike ne
Sormuyor sendika ne
Titriyor cümrü soğuk dağda kışın kar basıyor
Bilir gayrı kavgası yok
Ve sırtında parkası yok
Bir yüzü var, arkası yok
İçinde yar yazıyor
'Şehirden mektup var can; okuma yazması yok”
Eli hep nasır
Beli hep bükük
Yar, ağzında tütün
Bura o yeşil vurmuş bütün
Orası uzak ve harp orası
Kerpiçten odası
Yanmıyor sobası
Devletin gelmiyor sorası
Maraz var mı evde?
Karar mı çehre?
Ben beş beğenmezken
Ömür geçirip mutlu oluyor tekle
'Can pahası ekiyor;
Sonra yok fiyata satıyor
Hem de;
Hiç gitmediği bir şehre”
Nakarat:
Dayan!
Dünyalar devrilir
Gökkube aşinadır buna, döndükçe evrilir
Kalem
Kağıt
Umut
Barış
Huzur
Kaybeder rengini
Bir dünya düşün bir o kadar karanlık ve sevgisiz
Dayan!
Dünyalar devrilir
Gökkube aşinadır buna, döndükçe evrilir
Para
Savaş
Haset
Zaman
Yanar
Kaybeder rengini;
Bir dünya düşün tüm kalpleri karanlık ve sevgisiz
Bölüm 1:
Üstümde çocuksu bir telaş var; önümde zaman
Cebim şehir dolu ki memleketlerim ıssız ve yaban
Artık anlamıyorum.
Bu evde gülmek sanki haram;
Sanki her gün birkaç santim daha alçalıyor tavan
Tv izlemiyorum; duyduklarımı kaldırmıyor kafam
Kırıp dökmek isteği uyandırıyor duydugum her yalan
Artık anlamıyorum.
Herkesle bozulmakta aram
Gidip annemi bile göremiyorum olmadığından param
Neden her gün bulutlarla kaplı oluyor hava?
Yarımlarımı topluyorum lakin varamıyorum tama
Artık anlamıyorum.
Neden herkes böyle kaba?
Neden hiçbir derde deva değil gösterdiğim çaba
Bridge:
Yar, kaderime yok diyemem. Bu kan elime yapışır bir kere; yanar.
Gel geceler ayakların altına vur. Gelmez azap aklıma yar.
Nakarat:
Koyamazsın yerime; bu yalan dünyada hep aynı ihaneti buldum.
Sorarsan çok derdim. Bugün yazdım; susmayı boşverdim.
Acı bastım derime, yandı yüzüm. Kanadı damla damla mezarlara ruhum
Kendimi vurdum; ve başka yok mermim. Satırların mezarlığına hoşgeldin
Bölüm 2:
Neden barış zor?
Neden sürekli savaş
Neden herkes acele ediyor?
Neden adalet hep yavaş?
Artık anlamıyorum.
Neden hep sömürmek amaç?
Neden tonla parası olan diyor eğer fakirsen kal aç?
Neden vergi diyerek fakirlerden devlet alıyor haraç?
Neden siyaset sadece yolsuzluga araç?
Artık anlamıyorum.
Neden hedef zirve değil yamaç?
Neden televizyonda bilim yok da ya aşk oluyor ya maç?
Benim gücüm yok; sıkıldım beklemekten
İşaret bekliyorum canım elimde tek melekten
Çünkü anlamıyorum.
Çünkü insan pis ve kaba
Çünkü hiçbir derde deva değil gösterdiğim çaba
Nakarat:
Koyamazsın yerime; bu yalan dünyada hep aynı ihaneti buldum.
Sorarsan çok derdim. Bugün yazdım; susmayı boşverdim.
Acı bastım derime, yandı yüzüm. Kanadı damla damla mezarlara ruhum
Kendimi vurdum; ve başka yok mermim. Satırların mezarlığına hoşgeldin
Bölüm 1 (Şanışer):
Şanışer hayli kızgın adam;
Akıncı rap, derin ve yağlı
Dikkat!
Bura karanlık;
Adı bela mekan, serin ve dağlık
Kalemini bak, elinden aldım;
Alevini weck, gelir devamı
'Bana bir kelime daha diss at da geleyim, sikeyim belanı.”
Bugün bütün rapçilerde bir edebi tavır…
Sol kroşem, çenenir tanır.
Elimde kaldı haybe zeybek eden çok efenin kanı
'Benden iyi olduğunu söylüyormuş; yok ebenin amı…”
E benim 'best, babe”
Kendini bir bok sananı rezil etmek mesleğim
Çünkü 'game” hızlı, 'fame” ıssız 'fast lane”
Sikerler fanlarından gördüğün o desteği.
(Guess what?)
Benim geçtiğim o yolları sen yeni gördün.
'Sen basket potasısın; ben üçlüğüyüm Larry Bird'ün”
Artık rap aleminde at koşturma döneminiz bitti;
Kaçın lan!
'Tahtımı özledim ve geri döndüm.”
Nakarat:
Oynarlar bazı bazı
Safı
Bazı
Kurdu
Vaazı
Kes
Boğazı
Kesilip odada
Dağılır ağzı burnu bak!
Bak
Bak
Bak
Bak
Bak, bak,bak ezik takıl
Güya düşmez bellerinden yedi 7&24 Desert Eagle
Bölüm 2 (Sokrat ST):
'Sana rap yerine önce doğru Tükçe lazım.”
Burada yalnız bir iki adamla kaldık adamım; güç belayız.
Adamın protestodan anladığı tek dava 'illuminati”; onu da
Yanlış biliyor koduğumun üçgen ağzı
Artık bir şeyi doğru anlat bana.
Sorsan yüksek dağlar kadar
Ortam yüksek yağlan bana
Ama
Bil! Soko vuracak sağlam mala
(Bum!)
Dostlarım hala arkamdalar
'Sen de bilirsin.
En az senin kadar
Ben de sinirliyim”.
Bütün bu boş şarkıları ederim terk
'Hepsine yetecek kadar söz çıkar tek elimden ”
(Gel)
Sıkıldım susmaktan
Şer'le Soko
(Şimdi yok ol)
'Geri döndük otur anla kederinden”
Nakarat:
Oynarlar bazı bazı
Safı
Bazı
Kurdu
Vaazı
Kes
Boğazı
Kesilip odada
Dağılır ağzı burnu bak!
Bak
Bak
Bak
Bak
Bak, bak,bak ezik takıl
Güya düşmez bellerinden yedi 7&24 Desert Eagle
Şanışer - Anlamı Yok (Ft. Sokrat ST) Şarkı Sözleri
Bölüm 1 (Sokrat ST):
Sonunda uyandım; yaşım yirmi altı.
Günaydın, çocukluğum bitti artık.
Hayatını kazan.
Değiştirdi düzen;
Olmamışken amına koyduğumun hayatını çözen.
Önce okul oku; on altı yıl masal.
Belki inanırdım asıl gerçeği duymasam.
'Hayatım boyunca, bir terazinin çalışma prensibi
Hiçbir sikime yaramayacak mühendis olmazsam.”
Çalış sonra;
Modern kölelerden olma.
Başar başarabilirsen;
Körler göremezler onlar.
Öyle bırakamazsın şimdi;
Örnek gösteremem bundan.
'Anla artık aptal,
Ölsem dönemem bu yoldan.”
Sıkıldım her cümlemi açıklamaktan.
'Altmışımda rahat etmek için gençliğimi harcamaktan.”
Bazen düşünüyorum da cahil mi kalsaydım?
Farkında olmaktansa aptal mı ölseydim?
Nakarat:
Yağmurda yürüyoruz, al.
Yalnız yaşamanın anlamı yok.
(Hiçbir anlamı yok)
Bir yerlere varmalı yol
Bölüm 2 (Şanışer):
Keyif veren tek şey yazmak.
Selam olsun hasma;
Yürüyorum Beyoğlu'nda yasla.
Kulüplerde dans var; sevmiyorum fazla;
Gerçi sevsem de beceremezdim asla.
Aynı kıyafetle dolu tonla mağaza;
Aynı kumaş, aynı kalitede ama farklı tarzda.
Çünkü herkes hasta.
'Dünyada her şeyin cılkı çıktı diye
Bilimciler yaşam arıyor Mars'ta.”
Kadınlar huzur arar;
Erkekler arar kız.
Erkek birine muhtaç;
Kadınsa kararsız.
İnce bir entari, güzelliğine şaşarsın.
Paran yoksa izler, paran varsa yaşarsın.
Gidemiyorum, yol kapalı.
Tütüne yatırmışım cebimdeki son paramı.
Neden hep zor tarafı?
'Neden param yok?”
Sanırım
İnsan neden, nasıl fazla sormamalı.
Nakarat:
Yağmurda yürüyoruz, al.
Yalnız yaşamanın anlamı yok.
(Hiçbir anlamı yok)
Bir yerlere varmalı yol
Bölüm 1:
Bugün, yarın.. Bir hayat geçti
İnanılacak bi yalan seçtim (rap); eğdim başımı yürüdüm
Gezdim taşını, toprağı gördüm; sanırım sevdim yarışı
Kendimi devirdim onca sefer; bir kere getirmedi ruhuma devrim barışı
Durdu zaman, günleri mevsim sanışım
Önümde tonla hayal vardı; aptalca gurulanıp teptim yarını.
Kaybettim şehirde sessiz yanımı
İçimde hep çığlık var,
Yazmalıyım çığlıklarımı; boğmalıyım sığlıklarımı
27 sene çektim kahırı. Mutsuzluğun eksik tanımı.
Hayatımın içine ettim sanırım.
Param da bitti; belki bu ay sonu evsiz kalırım.
Anlayacağın yolum taşlı; karanlığım haneme dolup taştı.
Her saniye ağlamaklıyım. Büyümeyi beklerken çocuklaştım.
Bridge:
Cennet yağsa naçar yine bana düşer ah almak
Susarım seni anlatmam; canım yanar ah yar
Gülesin varsa naçar yine bana düşer ağlatmak
Yanarım yine kar yağmaz omuzlarıma
Nakarat:
Alem acı yanar adını keyfine yazarım
Ölürüm iki gece
Dünya yanar; azar hazanım
Gidecek bir yer olmasa gönlüme yar; açar mısın kapını?
Alem acı yanar adını keyfine yazarım
Ölürüm iki gece
Dünya yanar; azar hazanım
Herkes gibi yapar mısın sen de? Yakar mısın canımı? Söyle
Bölüm 2:
Geçemiyorum serden, kar kış dolu sergen. Ayaklarım buz tutmuş;
Ben nedense hep şikayetçiyim terden.
Burada cambaz olmak gerekmiş; burada, zayıfı ezmek erdem.
Yürümem bu ipte; bu ip, fazla alçak ve fazla yüksekte yerden.
Hayat, olamıyorum sana razı.
Nur beni geçsin sana yağsın.
Bir gün en sevdiklerinin söyledikleri salakça yalanları yakalarsın.
Ben söyleyemem; yanar ağzım.
Artık yatağında bir o yana, bir bu yana dönmekten bıkarsın;
O gece dönecek üçüncü bir yan ararsın.
Bu sebepten kaç yıl doğdu güneş?
Sonunda hava karardı.
Haziran sularında uyandım; hatam yoksa sabaha karşı.
Rap dediğin senin yok olmak; haram yolda aramak arşı.
Rap de hayat gibidir dostum; paran yoksa başaramazsın.
Nakarat:
Alem acı yanar adını keyfine yazarım
Ölürüm iki gece
Dünya yanar; azar hazanım
Gidecek bir yer olmasa gönlüme yar; açar mısın kapını?
Alem acı yanar adını keyfine yazarım
Ölürüm iki gece
Dünya yanar; azar hazanım
Herkes gibi yapar mısın sen de? Yakar mısın canımı? Söyle
Nakarat:
Olanları unutup geriye dönemem.
Yandım çok; öylece sönemem.
Bir kül kalır illa senden ya da benden
Bölüm 1 (Şanışer):
Gel denizler aşalım, benimle gelmen şart.
Hala beraber ölmediğimiz yerler var
Lütfen erken kalk; tanrından al izini.
Sahip olmadıklarınla doldur valizini
Ve çık.
Sonra fayda etmez harbe tekbir
Al alır semayı sela yar; bir olur kan ve tekdir.
Yayılır kalbe dek kir
Çocuklar ölüyorken senin vicdanın rahatsa
Bir sorun var demektir.
Ellerim gökte;
Başka bi aşk arıyorum.
Güneşte yaş kalıyorum.
Ağlamamam yaş kanıyorum.
Benden başka mı yolun?
İyi gibisin be;
Ben bu ara eskisinden daha hızlı yaşlanıyorum
Diyar diyar gezdim; önüme kapın çıktı.
Tanrım, söyle hayallerimi nasıl yıktın?
Yaşadığımdan anlamadım bir şey;
Bütün hayatım sadece güzel bi ölüme hazırlık mı?
Nakarat:
Olanları unutup geriye dönemem.
Yandım çok; öylece sönemem.
Bir kül kalır illa senden ya da benden
Bölüm 2 (Emar):
'Bu yazgı değişmeyecek anladığımda çok geçti”
Dediğin anda belki gelir birisi anlar seni
Kalmadı umudum, çok karanlık; çok.
Açmadan gözlerini bilemezsin; yok.
Bir gece söküp yerinden kalbimi çaldılar
Onlar kalbini değil korkularını aldılar
Düşünmek istemiyorum artık
Düşün
Düşün ki yeniden sızlamasın bu ağrılar
Evimden uzaktayım; yatarken yatagımda
Gökyüzü sanki sana gülmüyor bu ara, ha?
Dünya bomboş gibi; sanki sade ben varım
Ve bir de şu haline sebep olan kadın
Unutmak istedikçe, daha çok kazınıyor.
Zaman bir hokkabaz ve hep o kazanıyor
Hiç olmayacak bir yerde oldurup imkansızı,
Sonra bütün bunların hepsi hile diyor değil mi?
Aynen Öyle
Bridge:
Deliye döndüm duyunca çekip gittiğini
Nereden bileceksin sen nerede bittiğimi
Nakarat:
Olanları unutup geriye dönemem.
Yandım çok; öylece sönemem.
Bir kül kalır illa senden ya da benden
Bölüm 1:
Selem dostum, 18 güzel bir yaş.
Bu sene sürekli cool olmaya çalışacaksın
Ne olur gülümse; 1 yılın var.
Seneye majör depresyonla tanışacaksın
Sonra yokuş; birkaç gri birkaç kara
Bağımlı olacaksın ilaçlara
Kimseye diyemeyeceksin bunları; geceye diyeceksin
İntihar etmeyi deneme; zaten beceremeyeceksin
Birtek şarkılardan zevk alacaksın
Hatta okulu dahi bırakıp rap yapacaksın
Ne olur oku; çünkü bir gün rap seni terk edecek
İşte o gün bir bodrum katında aç kalacaksın
21'de afişlerde falan yazmakta adın
Her gün farklı kadınlarla aşklar yaşadın,
Hayat muhteşem , tek bir tavsiye
Ne yaparsan yap, Rafet El Roman'la anlaşma sakın
Çünkü istediğin müziği onla yapamayacaksın
Kimsenin yüzüne bakamayacaksın
Sonra Antalya; başka yok gidecek yer
Yaptığın müziğe pop diyecekler
Bridge:
Eğdim başımı; son defa eğdim. Düştüm yere
Nakarat:
Yananları yazarım; yalanları yazamam
Haram adına ziyan şu ömrümü
Acı dolu yerin üzerine basamam
Kader acıya kanattı gönlümü
Yar
Kan akar yine gecelerime
(Kapar sevmenin önünü)
Yaralar yine gece yerine
(Yanar; beklerim ölümü)
Bölüm 2:
Aile önemli, önemlidir kanın
Dayın yanlış biri, güven bana; olma onla yakın
Babasız bir evde büyüdün; o evin erkeğisin
Anneni ve kardeşlerini ihmal etme sakın
Fame değiştirir adamı; efendiliğini takın
Ünün varken kadın ve arkadaş doludur yanın
Sonra giderler; ünün yitiktir
Bu yüzden; Sidar, Uygar ve Celil gibi dostlar biriktir
Affet; o kadar tatlı olamaz canın
Birisi ikinci kez kırarsa seni; o zaman darıl
Zeynep diye bir kızla tanışacaksın, onu üzme
Ve benim yerime kocaman sarıl
İnan o an şarkı söyleyecek altında toprak
Bir aptallık yapıp, ayrılma ondan
Kıymetini ilerde anlayacaksın
Annenler batacak; onun omzunda ağlayacaksın
Sonunda, senin de alışacak kaybetmeye gövden
Kazandığın parayı annenlere gönder
Sorma, sorarsan gerek yok diyecektir
Annen öyle biri ki aç kalsa da söylemeyecektir
Ve son olarak dinleyicilerin; güvenme onlara
Bir gün başkasına hayran olup gülerler onla da
Alışma mutluluğa; dönüşme düzene
Hoşçakal, 9 yıl sonra görüşmek üzere
Nakarat:
Yananları yazarım; yalanları yazamam
Haram adına ziyan şu ömrümü
Acı dolu yerin üzerine basamam
Kader acıya kanattı gönlümü
Yar
Kan akar yine gecelerime
(Kapar sevmenin önünü)
Yaralar yine gece yerine
(Yanar; beklerim ölümü)
Şanışer - Kayra (Ft. Mehmet Sait Akşak) Şarkı Sözleri
Şanışer:
Hayat yıkıcı değil kadınlar yıkıcı
Gittiğim yol değil fakat adımlar sıkıcı
Güneş tepede son derece asil bi yaz
Benimse tüm hikayelerim hazin biraz
Mutluluk yakın süreklilik uzak
Zaman yaklaştıkça süreler hep uzar
Sesi doğadan duy sessizliği aylaktan
Her yerde savaş yazan bayaraklar
Antalya'nın tadı yok, sıkılmış olmalı
Kimse önemsemiyor kırılmış olmamı
Karışmış ortamım, yakılmış ormanım
Hainlik üstüne yakışmış olmalı
Nakarat (Şanışer):
Keyfe keder sabaha yanıyorum az
Kanıyorum damla damla
Arıyorum kendimi
Sen kokuyor sayfalarca..
Gel yanıyorum ah
Kanıyorum damla damla
Arıyorum kendimi
Sen kokuyor sayfalarca..
Mehmet Sait Akşak:
Sen varsın, bin kime değişmem
Birikim bu kalbimdeki aşkın, hüzne eş
Aşkı sorgulama, aşkla sadece yüzleş
Üşütme beni kışında, ısıt bu aşkımla birleş
Yine paramparça ettin bu kalbimi
Sen bu kalbin sahibi, sen bu aşkın şahidi
Sen umuda giden bahçem, sen çare derdimin
Sen kuraklığımda yağmurum, sen barkım sen evim
Ser beni! Sereserpe aşkın üstüne
Üstüme aşkından yorgan ört, it en dibe
Batsam da seninleyim çıksam da seninle
Eşin benzerin yok bu kalpte, aşkı sor derdime
Hırkan yanımda yine kokun var üstümde
Doğru da sendin yanlış da hüzün de keder de
Yazım da sendin kışım da ilkim de güzüm de
Sırat da sendin mahşer de ömür de ölüm de!
Nakarat (Şanışer):
Keyfe keder sabaha yanıyorum az
Kanıyorum damla damla
Arıyorum kendimi
Sen kokuyor sayfalarca..
Gel yanıyorum ah
Kanıyorum damla damla
Arıyorum kendimi
Sen kokuyor sayfalarca..
Sokrat ST:
Ve tekrar yan yana gelmek
Tekrar biz olmakla aynı anlama gelmez
Yakın olma, fazla uzak kalma da bence
… rastlamak er geç.
Binlerce insan.. Aynı semtte, aynı cadde
Aynı gün ve aynı saatte.. Aynı filmle
Aynı balkon, aynı alkol ve aynı biz
Ayrı dünyalarda aynı dünyalara sahibiz.
Gözünü kapat şimdi rüya görmesekte
Aynı güne uyanıp bi daha dönmesekte
Gözünü kapat şimdi bi daha ölmesek mi?
Bu gece yıldız gibi parlayıp da bi daha sönmesek mi?
Hayal de kurmasak mı, gülmesek mi?
Rüyadan uzun sürmesek mi?
Gözünü kapat şimdi, tekrar düşlesek mi?
Bu gece yıldız gibi kayıp gökten düşmesek mi?
Şanışer:
Afilli metin belgelerine el yazısıyla özrünü yazar çocuk, en acısından.
Kaçar, öz yarısından, (oof) ön kapısından.
Kendi yazdıkları yabancıdır diğer bütün şiirlerse tanıdık.
Masumiyeti tanımıyordur hayır, iç sesi hep satılık.
Şair olmak istiyorken fahişeler tanıdık.
Ne ruha ne maddeye ne yüzüne bilgi verdik.
Sabırla ilgilendik. Eve kağıt, misafire silgi verdik.
Yazacak bir şey yokken kadın iyi ki geldin.
O şöyle, o böyle, o hain, o pislik, o lanet, düzenbaz, yaramaz diyorlar.
O yine salak, o yine atamaz bir tokat. Bilmez ki iyi niyet; yaramaz bir boka.
Şanışer - Yarına Kalmaz (Ft. Zadeghan) Şarkı Sözleri
Şanışer:
Karanlığın bi gölgesi
Ellerinde yarınların çözülmesi
Artık barış için ölünmesin ya da yağmasın kar
Bizler ölürken bi başka tarafa bakmasınlar
Nedir çözüm tanrım hiç yanmaz canları
Şeytanın mâbedinin hiç mi çalmaz çanları
Yüzümde nail olduğum zaferler olmadılar
20 yıl yattım bir gün halim sormadılar
Bu yüzden ağlamalar boş geliyo bana
Bu yüzdendir tanrı artık koş demiyo bana
Cebimde ağırlıklar ayaklarım bağlı zaten
Gözlerim kapa deme gözlerim dağlı zaten
Nakarat x2 (Şanışer):
Bi gün gibi uyanıp ayaklarına sarılasım var.
Ölümün azap yarına kalmaz.
Yine düşüyorum eski yalanlarıma
Zadegan:
Şimdi irkilip bak yaşantına
Yapıcaz beraber dediklerin döndü boşluğa
Sorgu sual edemezsin işte giden gider
İçin burkulur adımların geri gider
Şimdi kalk ayağa güçlü dur
Herkes sana vurup düşürmeyi bekliyor insafsızca
Derme çatmadan da olsa var kardeşlerin
Onlarla beraber hiç kaybetmedin
Şimdi al önüne benliğini , konuş onunla
Anlat derdini boşver utanıp sıkılma
Çünkü mezara girdiğinde bi o bi o olacak yanında
Kendisini korumaz belki ama unutma ruhun hep ayakta
Gülümsemek senin en büyük hazinen
Yok olmazına izin verme
Şimdi kalkıp söz ver
Hiçbir şey eskisi gibi olmaycak.
Nakarat x2 (Şanışer):
Bi gün gibi uyanıp ayaklarına sarılasım var.
Ölümün azap yarına kalmaz.
Yine düşüyorum eski yalanlarıma
Verse 1:
Aramak laneti rap,
Methüsena sabaha kır boyu yıkanır; tuzak nehirler
Teri bütün günahlarını silmese de vicdanını kusar teninden
İşlemeyen bir tren garının gölgelerinde hep uzarken izler
Susuzluğunu bir bilseler sağanak yağmurlara susar denizler
Söylediği yalanları anca ölümüne varacak bir kumar temizler
Yazdığı şarkılar kadar var, sustuğunu tanrı yukardan izler
Savaşır kendiyle ya vurulan da bizden olur hep vuran da bizden
Darılır güne yakarır tanrıya 'Tanrım affeyle utanma bizden”
Güzden yaza uyanmak ister ama talih geri döndürür
Yaşamın ışıklarını ıssızlar kentinin sakinleri söndürür
Yalnızlık yazdırır, ama her zaman güzel değil bu
Çünkü o şiirleri doğuran yalnızlık, şairleri öldürür
Nakarat:
Yar, elin denizlerinde yarınım var benim
Ne yaz, ne yağmurunda yağdı, yağdı yıllar
Yazamam ecele ya kara gecelere yürüyorum al
Verse 2:
Örerken ömür ağların aklına dün gelir yanlışı kemirir beynini
Gemisi harap haldedir, tayfası kaçar ıssızlığa çevirir seyrini
Uyanır kar, kış, kahır gökyüzü toprağa almış tavır
Hayatta doğru şeyler yapanlar genelde ölünce alkışlanır
Faydası olmadığını bilmez gibi özüyle her gece tartışmanın
Yanlış hikaye, yanlış şehir, yanlış arkadaşlar, yanlış kadın
Yandı mı gemiler; ne taht kalır, ne düş tanrım bana aklımı geri ver
Kaç kere kandım insanların gülüşlerine? Kaç kere hakkımı yediler?
Söyle! Çok günahım, kimbilir kaç bedende yarayım
Bugün sebep vermez alayı küçücük emeklerden sarayım
Çok günahım, söyle hangi birine yanayım?
İnan Şeytan'dan yapılmışım da meleklerden yanayım
Nakarat:
Yar, elin denizlerinde yarınım var benim
Ne yaz, ne yağmurunda yağdı, yağdı yıllar
Yazamam ecele ya kara gecelere yürüyorum al
Nakarat:
Kaybederim azabı zaten ağzı lal bu karanlık
Aradı canımı birkaç cümle kaldım; al bu kadardı halim
Yenilip öldü düşüm yüzünden
Ah, neden siyahım üşür? Gel
Verse 1:
Cihana bozulur; yorulur arada kafam
Duramam bu satırları karalamadan
Yazaram, gün güzel gözlerini aralamadan
Gece düşer eve; gece ben yazarım
Derim harama vatan
Ölümün kıymıkları yarama batar
Canım acır ama yürürüm
Cenk meydanında barış sebepleri aramak hatam
Yazarım; ama sapa ve diken yol
Şiirler ağlıyor bana vekilen
Dört yanımda dolaşıyor kara kediler
Nefes almak için bile 'para” dediler
Yazarım; sözü yalan edilen
Güzüm soğuk; sor bana yazım nasıldı?
Kaç filiz ekmişim açmamış çiçek
Çöllerim ormana darılmasın mı?
Nakarat:
Kaybederim azabı zaten ağzı lal bu karanlık
Aradı canımı birkaç cümle kaldım; al bu kadardı halim
Yenilip öldü düşüm yüzünden
Ah, neden siyahım üşür? Gel
Verse 2:
Doğru söylemek deme görevin
Bastığım yerlere basmayı dene görelim
Çok sızım var
Bugüne gelmek adına çok bedel ödedim
Bana borçlu kalanları yazdım
Ölüme adak adadım yar
Maddenin yerini alamaz akıl
Dolu olman yetmez
Hayattaki bütün boşluklarımızı para kapatır
Felek, leşimi ara bakalım
Beni vurdun ama yaramı kanatamadın
İsteme; kimseye yetekecek ben kalmadı benden
Sadece bana kadarım yar
Körpe kanım.
Yağmurları izler de gider seli örnek alır
Herkes masum doğar
Fakat çok azımız öyle kalır
Nakarat:
Kaybederim azabı zaten ağzı lal bu karanlık
Aradı canımı birkaç cümle kaldım; al bu kadardı halim
Yenilip öldü düşüm yüzünden
Ah, neden siyahım üşür? Gel
Her gece döküp yüzümü
Saatlerce tavana bakarım
Artık dönmeli devran;
Şeytan kazanamamalı
Kaderin hazana varanı bende;
Yine de yazamam haramı
Üç kuruş kazanmak için
Kelimelerle bozamam aramı
Okuyup bulamadığım huzuru
Bu gece yazarak aradım
Sistem TV ile zehirler;
İster uyuş, kapama kanalı
Uyan, yaşama masalı
Bileğinde prangalar
Dünyanın düzeni böyle;
Fakir çalışır, kral çalar.
Batıyor gibi en derine
Değiyor gibi ellerime
Yanıyor gibi cümle alem
Düşerim ellerine
Nakarat:
Dert her yanımı sarmış, ben yaramı saramam
Canım yanar yanar, da ömrüme yanamam
Gel! Karanlıkta kalamam dünya
Gel! Yalanlarına kanamam dünya
Verse 2:
Güne konuşurum her yazdığımda;
Güzaf ederim gölgelerden
Başım ağrıyor; üç gece boyu yazmışım.
Ah! Sıkılmışım tövbelerden
Yüreğin iksiri pis, biz gibi bin cenneti
Yutar afet-i kör bedenler
Beni bir masaya koyup
Ömrümü üç kuruşa satın alamaz götverenler
Gel,
Gece lanet sistem uyandığınızı görmeden gel
Şehri düzeltemez gece kondu
Mahallelerine dikilen gökdelenler
Susman ölmeden ben
Bilirim yar, yaz bilirim çöl de benden
Gerçek her zaman farklıdır çünkü
Haber bülteninde söylenenden
Yara bere bana hatıra, yalancı yargınızdan
Kalem beri doğru kelam edince yer kayacaktır altınızdan
Ne zaman barış eli uzatsam öldüm
Bir barış şarkımız var
Bir gün çalıcaz kör felekten
On yıldır susturamadınız;
Bıkmıyorum söylemekten
Nakarat:
Dert her yanımı sarmış, ben yaramı saramam
Canım yanar yanar, da ömrüme yanamam
Gel! Karanlıkta kalamam dünya
Gel! Yalanlarına kanamam dünya
Dert her yanımı sarmış, ben yaramı saramam
Canım yanar yanar, da ömrüme yanamam
Gel!
Gelme..
Nakarat (Şanışer):
Kararır adımları, yoklar
Gök döker yüzünü, sınanır neşe
Yaratılmış gibi yoktan
Dönecektir geri bir adım geçe
Bir yanım neden erken hüzünden?
Bir yanım geç hep
Bir yanım gündüz gibi tanrım
Bir yanım gece
Şanışer:
Kazanan olmayan bir oyunda, yirmilerimin sonunda
Tek başıma ayaklanırım mavzelere
Yolumda mayınlar, ciğerlerimde var zelzele
Der iblis: 'Biriken ne varsa al, çarp yerlere!”
Hayallerim var, gül atalım panzerlere
Hatta, çare bulunsun tüm kanserlere
Darbeye uyanmasın nesiller, üzülmeyelim bir daha
Boğaz Köprüsü'nde linç edilen askerlere
Bilirim az şansım…
Bu eski caddelerde iblisimle yar dansım
Bir kere bal çalsın ağzıma gök; alçalsın
Paran varsa iyi olmak kolaydır
Paran yoksa karakterinden harcarsın
Yani bir gün kader planlarına çekti mi siktir
Gülümsemeye devam et; insan ehl-i mimiktir
Kaderimizde yalnızlık ebedi; bu sebepten
Bütün tabutlar tek kişiliktir
Nakarat (Şanışer):
Kararır adımları, yoklar
Gök döker yüzünü, sınanır neşe
Yaratılmış gibi yoktan
Dönecektir geri bir adım geçe
Bir yanım neden erken hüzünden?
Bir yanım geç hep
Bir yanım gündüz gibi tanrım
Bir yanım gece
Server Uraz:
Rotasız adımlarıma eşlik eder sisli yollar
Kaldırımları intikama aç, pis bi' sokak
Kayıp ruhum, vicdanım hissiz olan
Ve masumiyet naftalin, nefesim viski kokar
Denemek kaybettirebilir, bu da zarar demek
Bulut olmak isteyen umutlar çakar yere
Geçmişim hesap sorarcasına yüzüme bakar gene
Geleceğimse tanınmamak için takar bere..
Savaşmam imkansız koşmaksa zaman alır
Pes ettim, huzuru bu kollarla saramayıp
Eskiden sorunları aşmak için çaba sarf ederdim;
Artık öğrendim onlarla yaşamayı
Masum heveslerle ümit dolu oyunlar oynanır
Ve ben katılmadan izlerim yorma zorlayıp
Sorma yok tadım..
Normal şartlarda iyi biriyimdir
Fakat şartlar hiç normal olmadı.
Nakarat (Şanışer):
Kararır adımları, yoklar
Gök döker yüzünü, sınanır neşe
Yaratılmış gibi yoktan
Dönecektir geri bir adım geçe
Bir yanım neden erken hüzünden?
Bir yanım geç hep
Bir yanım gündüz gibi tanrım
Bir yanım gece
Şanışer - Ne Için Yaşıyorum (Ft. Sonrat ST) Şarkı Sözleri
Nakarat (Şanışer):
Ay, ne için yaşıyorum dünya?
Bilerek kanıyorum dünya yalana
Yar, bu değil mi yaşamak?
Sen sonunu gördüm say
Kim için yaşıyorum dünya?
Bilerek kanıyorum dünya yalana
Yar, bu değil mi yaşamak?
Sen sonunu gördüm say
Şanışer:
Kaçıncı pamik oluşum bu? Kaçıncı kaygı duyuşum?
Her gün farklı yollardan yapınca aynı buluşu
Zarardan pay almayanlar nedenle hayrı bölüşür
Yüzüme gülen herkes arkamdan ayrı konuşur
Hayatın tarzı duruşu bu; istemem gayrı kuruşun
Aç kalırım da yapmam şu pis düzene saygı duruşu
E rüzgar süt limanken söğüt dalı bile güçlü
Asıl mevzu fırtına koptuğunda koruyabilmek aynı duruşu
'Şanışer”, çoğu beni bu isimle tanır
Her nazım kanar; akar da kaybolurum içinde kanın
Çirkin biçim ve tavır. Asalak adi züppeler
Alayınızdan tiksiniyorum bunu da söylemesem içimde kalır
Kalır ya kahır, kafada kaybolmalı sıfatlar
Ben korkmuyorum sınavdan; gel yaz sonrayı sırattan
Bir şans olmayı kınarlar. Sen tutun umuda
Çünkü sırf 'Güneş geceyi sevmedi diye ay doğmayı bırakmaz”
Nakarat (Şanışer):
Ay, ne için yaşıyorum dünya?
Bilerek kanıyorum dünya yalana
Yar, bu değil mi yaşamak?
Sen sonunu gördüm say
Kim için yaşıyorum dünya?
Bilerek kanıyorum dünya yalana
Yar, bu değil mi yaşamak?
Sen sonunu gördüm say
Sokrat ST:
Hiç olmasın param, keşke yerine konsa zaman.
Onca anı ve onca zarar… Kalk kendini bir toplasana.
Halta yaramaz yoksa sanat, hayat hiphopla sana
Yaz sisteme, yaz dostuna, yaz kendini bir b*k sanana.
Üç kuruş kazandım, hayat derdi verdi sonra.
Hiç hayalim değil gerçi zengin olmak.
Dostlarım da vardı ama ben direndim orada.
Bazıları için sadece merdivendim, ondan.
Eskisi gibi kızamıyorum artık yorgunum da.
Bana yalnızlık getiren bu korkunun tarifi yok (yok).
Bahaneler… Herkesin hikayesi çok (çok).
Lanet olası her yalanın şahidi yok (yok).
E bizde bıktık haliyle, uzaklaştık oradan.
Ben tam meyve verecekken kuraklaştı toprak.
Küfür edesim vardı, sustum. Utanmazdı onlar.
Arkadan konuşanlar değil de susanlar mı korkak?
Nakarat (Şanışer):
Ay, ne için yaşıyorum dünya?
Bilerek kanıyorum dünya yalana
Yar, bu değil mi yaşamak?
Sen sonunu gördüm say
Kim için yaşıyorum dünya?
Bilerek kanıyorum dünya yalana
Yar, bu değil mi yaşamak?
Sen sonunu gördüm say